Bir Yeniden İnşa Hikayesi
1983 yılının Mayıs ayında başlayan bu yolculuk, aslında hep bir “inşa etme” çabasıydı. Meslek Lisesi Elektronik bölümünü bitirdikten sonra küçük bir atölyede dijital saatler üreterek başladığım iş hayatı; oto müzik sistemlerinden veri kurtarma uzmanlığına kadar uzanan, teknolojinin kalbinde geçen bir teknik serüvene dönüştü. Ama asıl ustalığımı, makinelerden ziyade insanları ve hayatın kendisini tanırken kazandım.
Kırılma Noktaları ve Yeni Başlangıçlar
Hayatım, verdiğim radikal kararlarla şekillendi. 2012’de sigarayı bırakıp nefesimi geri aldım; 2013’te koşu ile, 2015’te ise rüzgarı yüzümde hissettiğim bisiklet sporuyla tanıştım. 2018 yılı ise hayatımın en büyük “format” işlemiydi: 36 senelik geçmişimi tek bir valize sığdırıp Hollanda’ya göçtüm.
Yeni bir dil, yeni diplomalar ve profesyonel temizlik uzmanlığından ekip liderliğine uzanan bir mücadele… Hollanda’da sıfırdan bir hayat kurarken, 2019 yılında hayatımın en ağır dersini aldım. Betona basan çıplak ayaklarımı benden önce fark eden o tek kişiyi, annemi kaybettim. “Annem öldü” cümlesinin başka dillerdeki karşılığını, yutkunarak öğrenmek zorunda kaldım.
Paylaşılan Bir Hayat, Keşifler ve Yeni Bir Güç
2019 yılının sonu, bu dünyadaki tek başınalığımın bittiği ve hayatımı eşimle birleştirdiğim dönüm noktası oldu. Gurbetin zorluklarını, hayatın yükünü artık tek başıma değil, sevgiyle ve omuz omuza göğüslemeye başladım. Bu yeni dönemde hayatı sadece çalışarak değil, keşfederek de yaşamaya karar verdik. İspanya, Yunanistan, Belçika, Fransa, İtalya ve Karadağ gibi ülkeleri sadece birer turist olarak değil, her yeni rotada kendimize dair yeni bir şeyler öğrenerek geride bıraktık.
2024 yılının Mayıs ayında ise bir tatil sabahı aynaya ve çevreme baktığımda her şey bir kez daha değişti. Yan şezlongda duran, 60-70 yaşlarında ama “makine gibi” fiziğe sahip o bembeyaz saçlı iki adamı gördüğümde kendime şu soruyu sordum: “Onlar erkekse, ben neyim?” O gün göbeğimle vedalaşmaya, gücümle tanışmaya karar verdim. Bugün belki henüz “six pack”lerim yok ama çok daha güçlü, çok daha sağlıklıyım.
2025 itibarıyla alkolü de bir “alışkanlık” olmaktan çıkarıp, sadece keyifli anların nadir bir eşlikçisi haline getirdim. Sadeleştikçe özgürleştim.
Bugün Neredeyim?
Bugün hâlâ Hollanda’da; eşim ve üç kedimizle (Sushi, Sjors ve Kenny) birlikte huzurlu bir hayat sürüyorum. Bir asfalt üretim plentinde bakım teknikeri olarak makinelerin dilinden anlamaya devam ediyorum. Ama artık sadece teknik işler yapmıyorum; okuyorum, öğreniyorum ve her gün biraz daha iyi bir versiyonuma uyanıyorum.
Ben İlker. Koşuyorum, pedallıyorum, güçleniyorum ve hayatı artık daha bilinçli, daha disiplinli ve çok daha sade yaşıyorum. Bu yolculuk bitmedi, aslında her gün yeniden başlıyor.